Kusuri Baba
Kusûrî Baba: İlim ve İrfan Sahibi Bir Halk Ozanı
Kusûrî Baba, 18. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın ortalarına kadar yaşamış; hem ilmi derinliğiyle hem de tasavvufi kimliğiyle tanınan önemli bir Anadolu şahsiyetidir. Asıl adı Ömer olan şair, 1779 yılında Darende’nin Ayvalı bucağına bağlı Kızılcaşar köyünde dünyaya gelmiştir.
Hayatı ve Edebi Kişiliği
Kusûrî Baba’nın adı, edebiyat dünyasında ilk kez ünlü halk şairi Deliktaşlı Ruhsatî’nin, “Kusûrî’nin gözü benzer pınara” mısrasıyla anılmıştır. Yapılan araştırmalar (Eflâtun Cem Güney ve M. Kaya Bilgegil), onun hayatı boyunca altı evlilik yaptığını ve ailesiyle birlikte Anadolu’nun pek çok yerini, hatta Anadolu dışındaki coğrafyaları gezdiğini göstermektedir.
Uzun yıllar imamlık vazifesini icra eden Kusûrî, hayatının son dönemlerini (Sivas) Altınyayla ilçesine bağlı Güzeloğlan köyünde geçirmiş ve yaklaşık yetmiş beş yaşlarındayken burada vefat etmiştir.
Kadı ile İmtihanı: Çoban Görünümlü Alim
Kusûrî Baba ile ilgili anlatılan en meşhur menkıbe, onun Güzeloğlan köyünde çobanlık yaptığı döneme aittir.
Anlatılana göre; dönemin kadısı denetim amacıyla köye gelir ve halkın dini bilgilerini sorgulamaya başlar. Köylüler, “şeriata aykırı halleri” saptanmasın diye çekinerek muhtardan yardım isterler. Muhtar, kadının karşısına bilge kişiliğiyle bilinen “Çoban” Kusûrî’yi çıkarır. Kadı, eşikte oturan bu tevazu sahibi adama “Otuz iki farz nedir?” diye sorduğunda, Kusûrî Baba o meşhur dizeleriyle cevap verir:
Eğer sorarsanız Müslüman’mısın
Diyem elhamdülillah candan efendim
Elhamdülillahın manasını sorarsan
Allah bir resul hak sandan efendim
Hakkın birliğine istersen delil
Aklın ve nakline vardır söyle bil
Çal nefsini şaşırmamış ol celil
Allah’tan akıl misali benden efendim
İslam’ın şartını sorarsan beştir
Abdest’inki dört guslünki üçtür
Şart-ı iman altı tefsiri güçtür
Amentüye delilim dünden efendim
Namazın farzına on iki dedik
İçine dışına altışar koyduk
Elimiz yüzümüz toprakla yuduk
Su olmadık bir yabanda efendim
Ne zamandır dersen ûlâde
Elsetü bi rabbukum kalû belâ de
Kalû Alah (c.c) bela resul selâda
Delilimiz ol Furkan’dan efendim
Zürriyetim Adem dinim İslam’ım
İtikatta Ehl-i Sünnet mezhebim
Amelde mezhebim İmam-ı Azam
İsmini sorarsan Numan efendim
Kusûrîyem ağlayıp ta güldüğüm
Yeter benim kapısında yeldiğim
Mutallibim bu kadardır bildiğim
Varıp senden ders almadım efendim
Kusûrî Baba; namazın farzlarından mezhebine, yaratılış gayesinden akaid bilgilerine kadar tüm dini esasları şiirsel bir dille özetler. Şiirini “Varıp senden ders almadım efendim” diyerek bitirince, hayretler içinde kalan Kadı; “Bu köyün çobanı bile bu kadar bilgiliyse, halkını imtihan etmeye gerek yoktur” diyerek köyden ayrılır.
Kabri ve Halk Kültüründeki Yeri
Kusûrî Baba’nın mezarı, Sivas-Altınyayla ilçesi sınırlarındaki Kıranyurdu mevkiinde, Güzeloğlan mahallesine yaklaşık 1 km mesafede bulunmaktadır. Bu mütevazı kabristanda torunlarına ait olduğu bilinen diğer mezarlar da yer almaktadır.
Ziyaret Sebepleri: Günümüzde bölge halkı, Kusûrî Baba’nın manevi huzuruna şu niyetlerle gitmektedir:
- Kuraklık zamanlarında burada kurbanlar kesilerek yağmur duası yapılır
- Sağlık sorunları olanlar veya çocuk sahibi olmak isteyenler kabri ziyaret ederek dua ederler.
Kusûrî Baba, sadece bir din alimi değil, aynı zamanda elinde sazıyla diyar diyar gezen usta bir şairdir. Onun hayatı ve eserleri hakkında daha geniş bilgiye, Altınyayla’nın kültürel değerlerini anlatan “Sarissa Altınyayla” kitabının “Aşıklar” bölümünden ulaşılabilir.